Camdan Şato

11.06. - 22.11.2020

Müze EvliyagilCamdan Şato sergisini Can Akgümüş küratörlüğünde ağırlamaya hazırlanıyor. Sergi, hafıza kavramını Müze Evliyagil Koleksiyonundan ve koleksiyon dışı üretimlerden bir araya gelen 58 sanatçının üretimleriyle beraber çok katmanlı bir şekilde ele alıyor. 

Sanatçılar Alper Aydın, Ayça Telgeren, Aykut Öz, Bahar Yürükoğlu, Barış Sarıbaş, Bedri Baykam, Begüm Yamanlar, Bengü Karaduman, Bestami Gerekli, Burcu Perçin, Burcu Yağcıoğlu, Can Akgümüş, Can Aytekin, Can Küçük, Çınar Eslek, Deniz Aktaş, Eda Aslan, Ege Kanar, Emre Yenisoy, Erdal Duman, Erol Akyavaş, Erol Eskici, Fırat Engin, Görkem Ergün, Gülhatun Yıldırım, Haluk Akakçe, Hermann Nitsch, İbrahim Karakütük, İhsan Oturmak, Kazım Şimşek, Mehtap Baydu, Metehan Özcan, Metehan Törer, Murat Morova, Nazlı Gürlek, Necla Rüzgar, Nejad Devrim, Osman Dinç, Onur İzci, Ömer Faruk Şimşek, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, Pierre Alechinsky, Roland Topor, Sebahattin Yüce, Selim Cebeci, Semiha Berksoy, SENA, Sevil Tunaboylu, Seza Paker, Şant Mengücek, Tansel Türkdoğan, Tanzer Arığ, Tarık Töre, Ümmühan Yörük, Yüksel Arslan, Zeren Göktan, Zeynep Kayan

Sergi konseptinde şato hafızayı; aslında insan zihninin metaforik anlamda feodal beyliğini temsil ederken camdan yapılmış olması ise duvarlarının, hendeklerinin ve kulelerinin verdiği güçlü imajın aksine tıpkı hafızanın yapısı gibi zarif ve kırılgan bir yapıyı ifade ediyor. Camdan Şato hafıza kavramını gotik sanat akımı -edebiyat, mimari ve görsel sanatlar- üzerinden temellendirerek odağına alıp, sergide bulunan yapıtları hafızanın yapısına ve işleyişine benzer şekilde anı, mekanın hafızası, bedenin hafızası, nesnenin hafızası ve kayıp hafıza ve hatırlama gibi alt başlıklarda yeniden buluşturuyor. 

Camdan Şato, Müze Evliyagil Koleksiyonundan ve koleksiyon dışı üretimlerden bir araya gelen 58 sanatçının üretimlerini ağırlıyor. 

Kumaş ve Perde Tasarım Sponsoru 
Kumaş ve Perde Tasarım Sponsoru

Adanan Sancılara Verilen Kurbanlar Gülşah Akdemir

01.10. - 15.11.2020

İnsanın mekansal yapılar oluşturma eylemi, Maslow'un hiyerarşisi içerisinde de en temel ihtiyaç olan barınma ihtiyacıyla paralel şekilde doğar ve gelişir. Bu temel ihtiyaç, onun çevresiyle arasında kurduğu ilişkiyi geliştirir, bulunduğu yeri kendine en  uygun biçimde düzenleyerek, çevrenin inşa edicisi konumuna erişmesini sağlar. İnsanın; çevresinin inşasına dair ihtiyaçları özelleştikçe, bu çevrede yer alan nesneler üzerindeki şekillendirme süreci de başlamış olur. 

Bu teorik çerçevede, sanatçı (Akdemir) mekânsal işlevsellikleri bulunan nesnelerin öğrenilmiş, verili kültürel anlamları ile her bireyde ayrı biçimde cereyan edebilecek imgesel anlamlarının karşılaştırılması üzerinden bir anlatı kurmaktadır. Seri üretimin bir parçası olarak görmeye alışkın olunan, özellikle insanın barınma ihtiyacıyla benzeşen ve işlevsellikleriyle öne çıkan nesneler sanatçı tarafından biricikleştirilir ve böylece işlevselliklerini yitirir. Bu sayede, verili kültürel anlamlar çözünmeye uğrar ve hem sanatçının hem de izleyicinin kendi deneyimlerinin belirleyici olacağı bir kişiselleştirme süreci başlamış olur. Bağlamından koparılan her bir parça, bu yeniden üretim sayesinde bambaşka bir anlam kazanmış olur. Sanatçı, anlatımını güçlendirmek amacıyla, malzeme seçiminde bağlamından kopardığı nesneler ve işlevinin tam aksini gösteren öğeler kullanır. Sanatçının Müze Evliyagil ArtOda’da gerçekleşen ilk kişisel sergisi Adanan Sancılara Verilen Kurbanlar, bütün ve parça arasındaki ilişkiyi nasıl gördüğünü ele alıyor. Sergide yer alan üretimler nesnelerin bağlamlarından koparılarak yeni işlevler edinmesini sanatçının kendine özgü yaklaşımıyla izleyicisine sunuyor.

Alfa sergileri, Ankara’da genç sanatçılara itici bir güç olabilmek adına, her sene değişmek koşuluyla bir sanatçı, bir koleksiyoner, bir küratör ve bir akademisyenin oluşturduğu jürinin vereceği karar doğrultusunda, daha önce kişisel sergi açmamış bir genç sanatçının ilk sergisini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Ankara’da bulunan üniversitelerin resim, heykel, seramik, fotoğraf, video, grafik tasarım bölümlerinin lisans, yüksek lisans veya doktora programlarına devam eden veya bu programların birinde öğrenimlerini tamamlamış kişiler açık çağrıya başvuruda bulunabiliyor.

Alfa 2020 Jüri

Tansel Türkdoğan Akademisyen, Sanatçı
Nazlı Gürlek Sanatçı, Küratör
Sabiha Kurtulmuş Merkür Galeri Kurucusu
Öner Kocabeyoğlu, Koleksiyoner

1993 Yalova doğumlu Gülşah Akdemir 2016 yılında Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Heykel bölümü lisans eğitimi gördükten sonra 2019 yılında aynı üniversitenin Heykel bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Aralarında “AKADEMİADA–5” Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Uluslararası Sanat Akademisi, K.K.T.C. (2014), Hacettepe Üniversitesi Geleneksel Büst Heykel Yarışması, Hacettepe GSF Galeri Salonu, Ankara (2015), “Nereden Nereye’’ adlı karma sergi, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, İstanbul (2016), 1. Genç Sanatçılar Ağaç Heykel çalıştayı ve karma sergisi, Raif Dinçkök Kültür Merkezi, Yalova (2017), İlk Çeyrek Raporu adlı karma sergi, Çağdaş Sanatlar Merkezi, Ankara (2018), “Young Contemporary Art”, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı karma sergi, Çin (2018), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 5. Genç Güncel Sanat Proje Yarışması Sergisi, Cermodern, Ankara (2019), UPSD, Genç Etkinlik 8, Sergileme, İstanbul (2019) bulunan karma sergilere katıldı. 2016 yılında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2. Genç Güncel Sanat yarışması, Başarı Ödülü’ne Cermodern Ankara’da, 2017’de ise aynı yarışmanın Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.

Nazlı Gürlek Hodder Bedende

07.11.2020-10.01.2021

Evliyagil Dolapdere, Nazlı Gürlek Hodder'ın ilk kişisel sergisi Bedende’yi 07.11.2020-10.01.2021 tarihleri arasında ağırlamaya hazırlanıyor.

Bedende, ekoloji ile ilişki içinde bedenselleşme pratikleri üzerine araştırmasını içeriyor. Sergide 2018-20 yılları arasında yapılmış resimler, desenler, kolajlar, enstalasyonlar ve video yer alıyor. İşler, sanatçının, özgürlük, irade, direnç ve güçlenme pratikleri geliştirme amacıyla doğada ve atölyesinde kendi başına gerçekleştirdiği ritüellerin izlerini taşıyor. Eko-feminizm, yeryüzünün bedeni ile insanın bedeninin birliği, şifa ve direniş aracı olarak sanat, sanatçının odağındaki konuları oluşturuyor. Sergi 10.01.2021 tarihine kadar Evliyagil Dolapdere’de ziyaret edilebilir. 

Nazlı Gürlek Hodder, Evliyagil Dolapdere’de gerçekleşen sergisinde volkanik taşlar, toprak, bakır ve bitkisel yağlar gibi yeryüzü kaynaklı malzemeler kullanarak ürettiği yerleştirme ve objeleri, resmettiği veya kolajladığı kağıt ve tuval yüzeyler ile bir araya getiriyor. Soyutlama ve figürasyon arasında gezinen resimler, sanatçının fiziksel hareketlerinin, duygularının, hislerinin ve zihinsel monologlarının izlerini taşıyor. Resimler sıklıkla ışık ile aktive edilerek, yaşayan bir maddesellik ve mistik bir aura kazanıyorlar.

Performatif sürecin izi olarak resim, sanatçının üretiminin temelini oluşturuyor. Sanatçı, içgüdüsel biçimde kurguladığı ritüellerinde bedenin maddesel, duygusal ve ruhsal boyutlarını keşfe çıkıyor. Doğum, ölüm, yaratım, simya, mitoloji, ekoloji, şifa, direnç ve bilinçaltı gibi temalar sürece eşlik ediyor. Anadolu ve Orta Asya'nın şamanik şifa öğeleri, dans terapi teknikleri ve arkaik sembolizmler ile bir araya getiriliyor. Sonuçta ortaya çıkan işler, geçirgen sınırlara sahip, yaşamın tamamıyla devamlılık ve akış içinde olan, kırılgan ve değişken bir yapı olarak bedenin potansiyeline tanıklık ediyor.   

Bedende, pandemi, sosyal mesafelenme ve iklim değişikliğinin hakimiyetinde geçen 2020'nin güncel bağlamında sanatın ne olabileceği üzerine bir tartışma önerisinde bulunuyor. Bedenlerimizle baş başa kaldığımız bu dönemde gidebildiğimiz tek yer içerisi ve orada bir potansiyel yatıyor. Sergi, izole durumdaki öznenin doğal oluş hali olarak içsel gücü araştırıyor. 

Nazlı Gürlek Hodder, özgürlük, irade, direnç ve güçlenme pratikleri geliştirme amacıyla, ansallık ve buradalık içeren bedensel bir estetik geliştirmek üzerine çalışır. Şifa ve direniş aracı olarak ürettiği sanat ile, arzulayan, eyleyen, yaratan ve tüm yaşam formlarıyla ilişkisi dahilinde varolan bir bedene dönüşün yollarını arar. 2005-18 yılları arasında sürdürdüğü küratörlük kariyerinin ardından, 2017 itibariyle asıl lisanı olduğunu kabul ettiği sanat üretimine geri döndü. O tarihten beri işleri "Camdan Şato" (2020, Müze Evliyagil, Ankara), "Gaia'nın 1000 Adı Var" (2019, Elgiz Müzesi, İstanbul), 6. Uluslararası Çanakkale Bienali: "Geçmişten Önce, Gelecekten Sonra" (2018, Çanakkale), "Happening Now" (2019, Artnivo / Istanbul Art Week), "Bir Batık Ada ve Yüzeyde Kalma Taktikleri" (2017, Daire Galeri, İstanbul) sergilerinde yer aldı. Performatif sanat projesi "BİR" Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi'nde (ANAMED), "Bir Kazı Hikayesi: Çatalhöyük" sergisi kapsamında, 15. İstanbul Bienali Paralel Etkinliği olarak gösterildi. Floransa Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim lisansı ve Londra Goldsmiths Üniversitesi'nde küratörlük yüksek lisansı yaptı. İstanbul ile Kaliforniya San Francisco Körfez Bölgesi arasında yaşamaktadır.

Müze Evliyagil

Koleksiyonerlerin eserlerini galerilerde birkaç hafta süren sergilerden, birkaç gün ile sınırlı fuarlardan, herşeyin birkaç dakika içinde kararlaştırıldığı müzayedelerden ya da sanatçı atölyelerinden satın aldıklarını düşündüğümüzde, pek çok eserin yeterince izlenmeden, farkedilmeden kişilerin ‘mahrem’ mekanlarına girdiğini rahatlıkla varsayabiliriz.

Sarp Evliyagil, kendi koleksiyonunda yer alan bu  ‘görünmez’ eserlerin, izlemek isteyen herkese açılmasını, başka bir deyişle ‘müzeleşmesini’ hedefliyor.

Müze Evliyagil, Ajanstürk’ün Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Evliyagil’in mesleği gereği ilgi duyduğu özgün baskı dizileri ve koleksiyonunu farklılaştıran dev ölçekli heykellerinde aralarında yer aldığı  yüzlerce eser içinden seçilenleri, belirli aralıklarla ve farklı odaklar etrafında düzenlenecek sergilerle kamusallaşmasını sağlıyor.

2008 yılında ortaya çıkan Müze Evliyagil fikri, 2014-2015 yılları arasında, İncek’te, ‘merkezden uzak bir merkez’de gerçekleşen inşaat ile Ankara’da sanata, üç kata yayılan 750 m2’lik bir sergi alanı, heykel bahçesi, film salonu ve kütüphane kazandırıyor.  

Ziyaret ve İletişim

Müze Evliyagil

Şevket Evliyagil Sokak No: 1
İncek / Ankara

t (312) 460 11 06
e info@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar 
11.00 - 17.00 arası

Giriş ücretsizdir.

Güvenpark'tan
Hafta içi 06:50, 07:20, 09:20, 14:00, 14:37, 15:00, 15:30, 17:15
Cumartesi 07:10, 07:35, 09:20, 15:00, 17:00
Pazar 09:20, 14:00, 17:00
saatlerinde kalkan 192 numaralı İncek otobüslerine binebilirsiniz.

İnilmesi gereken durak, Çınar Kasrı'nın karşısındaki, 44-10545 numaralı Bahar Konakları durağıdır.

Evliyagil Dolapdere

Serdar Ömer Paşa Caddesi No: 11
Beyoğlu / İstanbul

bogac@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Çarşamba’dan Pazar’a
11:00 - 17:00 arası

Giriş ücretsizdir.

 

 

   

 

 

Basın Sponsoru