Ben Her Zaman Öteki’nin Alanındayım:
Agah Uğur Koleksiyonu’ndan Bir Seçki
//
Füg

09.03.2019 – 14.07.2019

Küratörlüğünü Beral Madra’nın üstlendiği “Ben Her Zaman Öteki'nin Alanındayım: Agah Uğur Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” sergisi, Agah Uğur koleksiyonunda bulunan, 2000’li yıllarda farklı zaman ve coğrafyalarda kadın ve erkek imgeleri üzerinden üretilmiş, 21 sanatçının eserlerinden bir araya geliyor.

Sergi, videolardaki erkek ve kadın performansları farklı coğrafyalar, kültürler, zaman ve mekanlarda yapılmış olmasına karşın, bu performansların bir karşılıklılık ya da karşıtlık, bir söyleşi ya da tartışma barındırdığı iddiasını taşıyor. Videoların ideolojik ve kavramsal içerikleri ise hakikati arayan izleyiciye mevcut toplumsal, siyasi ve iktisadi düzen içinde kadın ve erkek kimliklerinin bir kez daha ve bu videolar aracılığıyla irdelenmesini ve şifrelerin keşfedilmesini öneriyor.

Küratörlüğünü Nilüfer Şaşmazer’in üstlendiği “Füg” sergisinde, Müze Evliyagil Koleksiyonu ve koleksiyon dışı üretimlerden 16 sanatçının eserleri bir araya geliyor.

Latincede “uçmak, kaçmak” anlamlarına gelen “fuga” sözcüğünden türeyen füg deyişi, müzik tarihinde ilk olarak XIV-XV. yüzyıllarda kullanıldı. Başlarda kanon tekniğiyle benzer özelliklere sahip olan ve çeşitli şekillerde kullanılan füg, güncel anlamını 18. yüzyılda kazandı. Barok dönemde J. S. Bach’ın “Füg Sanatı” adlı eseriyle doruk noktasına ulaşan teknik, müziğin ötesine geçerek önce edebiyatta, düz yazı ve şiir formlarında; daha sonra ise görsel sanatlarda etkili oldu. Her iki alanda da biçimsel deneylerin bir sonucu olarak ortaya çıkan fügal yapı, bir tür dinamizm ortaya çıkardı. Füg tekniğinin polifonik yapısı müzikal-edebi çalışmalarda sayısız olasılığa yer açarken, görsel sanatlarda özellikle soyut ve yarı-soyut eserlerde iz bıraktı. Kelimenin kökündeki kaçma eylemi (fuga), zaman içinde başka anlamlar yüklenen kaçak (fugitive), sığınak (refuge), sığınmacı (refugee) gibi kelimeler türetti. Daha ziyade mekansal anlam taşıyan bu sözcüklerin yanı sıra zamansal bir kaçışı da işaret eder oldu: Ele geçirilemez, yakalanması zor, uçucu, geçici anlamlarını kazandı. Fügün müzikte sahip olduğu dinamizm ve canlılık; hareket ve geçicilik fikriyle birleşince sanatın önemli ilham kaynaklarından birine dönüştü.

Alfa 2019

Müze Evliyagil bünyesinde kısa süreli sergi ve projelerin de gerçekleştirildiği ArtOda, geçen sene ilki yapılan Alfa serisine bu yıl da yine “Alfa 2019” olarak Ankara’da genç sanatçılara itici bir güç olabilmek adına, her sene değişmek koşuluyla bir sanatçı, bir koleksiyoner, bir küratör ve bir akademisyenin oluşturduğu jürinin vereceği karar doğrultusunda, daha önce kişisel sergi açmamış bir genç sanatçının ilk sergisini gerçekleştirmeyi hedefliyor. 

Yalnızca Ankara’da bulunan üniversitelerin resim, heykel, seramik, fotoğraf, video, grafik tasarım bölümlerinin lisans, yüksek lisans veya doktora programlarına devam eden veya bu programların birinde öğrenimlerini tamamlamış kişilerin başvurularına açık olan “Alfa 2019” için son başvuru tarihi 28 Nisan 2018 Pazar günü, gerçekleşecek olan serginin ise açılış tarih ve saati 25 Mayıs Cumartesi saat 18.00 olarak belirlendi. 

Jüri

Dilek Karaaziz Şener, Küratör/Akademisyen 
Agah Uğur, Koleksiyoner
Burcu Perçin, Sanatçı
Doris Benhalegua Karako, Galerist Direktörü

Başvuru için detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Kapalı Kapılar

09.03.2019 – 21.04.2019

“Ruh kendi kalabalığını seçer ve kapıları kapatır.”
Emily Dickinson

Dört duvardan oluşan, kapısı ve anahtarı olan, içeri girip çıkılan fiziksel bir mekan, zihnin oda arzusunu her daim tetikler. Beden mekanın içinde bu gönüllü tutsaklığa boyun eğse de zihin çalışır, uydurur, uyar; seyahat eder ve gerçeklik algısını her defasında yeniden şekillendirmeye yönelik manevralar yapar. Oda, ana rahminden bozma arkaik bir aidiyet duygusunu anımsatsa da kişiye bilinçte hissedebileceği sonsuz hazlar yaşama olanağı tanır. Göreli gerçeklik burada yön değiştirir, bedenin hafızası da tüm akışı “gerçekten” oradaymış gibi tıkır tıkır kaydetmeye devam eder. Yine de bunun bir seçim mi, yoksa baskı altında mecburiyetle razı olagelmek mi olduğu sorusu muğlak kalır. “İnsan odasında kalmalı ve kendi bahçesini işlemelidir. Hayal ürünü çiçeklerin yetiştiği yer burasıdır” diye yazar Jean Ommerson. Böyle bir kapalılık saplantısıyla aslında huzuru ararken tam aksine bahsi geçen bahçeye inen dikenli ve alacakaranlık bir yolu işaret eder. 

ArtOda, “Kapalı Kapılar” sergisiyle odaların güvenli sınırları içinde zihnin gerçekleştirdiği tehlikeli yolların izini süren 6 sanatçıyı bir araya getiriyor. 

Sanatçılar: Can Küçük, Damla Sari, Gökhan Gökseven, Mustafa Karasu, Onur İzci, Yavuz Ayhan

Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar

07.02.2019 - 07.04.2019
Evliyagil Dolapdere

Evliyagil Dolapdere, çok fonksiyonlu ve kar amacı gütmeyen yeni sergi mekanını 2019 Şubat ayında açmaya hazırlanıyor. Mekanın esas amacı; sanatçılar, sanat eleştirmenleri, farklı alanlardan katılım sağlayan izleyiciler ve koleksiyonerler arasında çağdaş sanat üretimlerinin ve diyaloglarının gerçekleşeceği bir sergi alanı yaratmak. Evliyagil Dolapdere’nin 2019 yılı boyunca gerçekleşecek sergilerinin küratörlüğünü Beral Madra üstleniyor.  

Evliyagil Dolapdere’nin “Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar” adlı açılış sergisi, Aikaterini Geggisian,  Aret Gıcır, Bengisu Bayrak, Ferhat Özgür, Fulya Çetin, Hakan Kırdar, Hera Büyüktaşçıyan, İlhan Sayın, Jakob Gautel, Murat Balcı, Ömer Faruk Şimşek, Reysi Kamhi ve Temür Köran’ın üretimlerini bir araya getirecek.

Evliyagil Dolapdere, Jakob Gautel’in gerçekleştireceği “Big Brother (Diktatör)” adlı kışkırtıcı performansı videosunu sezonun “Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar” adlı ilk sergisinin açılışında ağırlamaya hazırlanıyor. 

Günümüz görsel sanat üretimlerinin dışavurumları nelerdir, ve bu dışavurumları irdelemek ve  çözümlemek üzere davet edilen izleyicinin tepkisi ne olmaktadır? Sürmekte olan tüm bu karşılıklı etkileşim, sanatçı açısından kendine özgü sanatsal bir kelime haznesi geliştirebilmek, ve izleyici açısından da bu kelime haznesinin anlamlarını keşfedebilmek üzere oluşturulan özgün bir arayışa dayanmaktadır. Bu karşılaşma, bir serginin, toplumun kültürel gelişimine sunabileceği bir sinerji için kaçınılmazdır. 

“Karmaşık Sorular, Büyüleyici Yanıtlar” sergisinin görsel dili kimliklerin ve olayların hikayeci oluşumuna dayalı önemini yitirmiştir. Betimleme, klasik sanatın belirleyici ve sembolik aracısı olmuştur, ancak nasılsa günümüzün görsel gerçekliklerine gereken karşılığı verebilecek yeterli düşünsel güce sahip olamamıştır. Ancak, son otuz yıldan beri hikayeci görsel kelime haznesi bir canlanma yaşamıştır, ve hikayesel ve anlamsal bir örüntüye sahip olan sanat eserleri, izleyiciye taze ve mücadeleci bir yorumlama ve beğeni imkanı sunmaktadır. Hiç şüphesiz bu hikayeci eserler, sanat tarihi ile ilişkili eserlerin masum ve anlam dolu imgelerinden çok uzaktadır. Bu eserler izleyicinin bakış açısını, manipülasyona uğramış siyasi görsel dil tarafından kendisine empoze edilenlere karşı yeni bir değer biçmek ve yeni bir analizde bulunmak için harekete geçirebilen bir takım neo-sürrealist ve psikolojik öğeler, ve rahatsız edici, izleyiciye meydan okuyan, lanetli imgeler barındırır.

Etkinlik Takvimi

Konser Serisi: Baroque&Modern

21 Mart 2019, 18:30
Mahal: Ses Yerleştirmesi

Engin Dağlık
Bilkent Kompozisyon

---

7 Nisan 2019, 18:30
Sacher Varyasyonları

Gökhan Bağcı

---

30 Mayıs 2019, 18:30
Güzel ve Sahipsiz

Ellen Jewett

Müze Evliyagil

Koleksiyonerlerin eserlerini galerilerde birkaç hafta süren sergilerden, birkaç gün ile sınırlı fuarlardan, herşeyin birkaç dakika içinde kararlaştırıldığı müzayedelerden ya da sanatçı atölyelerinden satın aldıklarını düşündüğümüzde, pek çok eserin yeterince izlenmeden, farkedilmeden kişilerin ‘mahrem’ mekanlarına girdiğini rahatlıkla varsayabiliriz.

Sarp Evliyagil, kendi koleksiyonunda yer alan bu  ‘görünmez’ eserlerin, izlemek isteyen herkese açılmasını, başka bir deyişle ‘müzeleşmesini’ hedefliyor.

Müze Evliyagil, Ajanstürk’ün Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Evliyagil’in mesleği gereği ilgi duyduğu özgün baskı dizileri ve koleksiyonunu farklılaştıran dev ölçekli heykellerinde aralarında yer aldığı  yüzlerce eser içinden seçilenleri, belirli aralıklarla ve farklı odaklar etrafında düzenlenecek sergilerle kamusallaşmasını sağlıyor.

2008 yılında ortaya çıkan Müze Evliyagil fikri, 2014-2015 yılları arasında, İncek’te, ‘merkezden uzak bir merkez’de gerçekleşen inşaat ile Ankara’da sanata, üç kata yayılan 750 m2’lik bir sergi alanı, heykel bahçesi, film salonu ve kütüphane kazandırıyor.  

Ziyaret ve İletişim

Müze Evliyagil

Turgut Özal Bulvarı 

Şevket Evliyagil Sokak No: 1
İncek / Ankara

t (312) 460 11 06
e info@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar 
11.00 - 17.00 arası

Giriş ücretsizdir.

Güvenpark'tan 09:3012:05 ve 15:25 saatlerinde kalkan 192 numaralı İncek otobüslerine binebilirsiniz.
İnilmesi gereken durak, Çınar Kasrı'nın karşısındaki, 44-10545 numaralı Bahar Konakları durağıdır.

 

Evliyagil Dolapdere

Serdar Ömer Paşa Caddesi No: 11
Beyoğlu / İstanbul

e tuna@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Çarşamba’dan Pazar’a
11:00 - 17:00 arası

Giriş ücretsizdir.

 
 
Basın sponsoru