İzleyen Yüzler
Müze Evliyagil Koleksiyonu’ndan Portreler

19.06. - 31.12.2021

Müze Evliyagil, yeni dönemde 19.06.-31.12.2021 tarihleri arasında İzleyen Yüzler sergisini ağırlamaya hazırlanıyor. Sergide, Müze Evliyagil Koleksiyonu’ndan bir araya gelen 38 sanatçının üretimlerine bu sanatçıların hayatlarından köşe taşı niteliğindeki anekdotlar ve belgeler de eşlik ediyor. İzleyen Yüzler Müze Evliyagil Koleksiyonu’na 1950’lerden itibaren günümüze kadar dahil edilmiş sanatçılar ve eserleri arasından portre sanatına odaklanıyor. Sergi 19.06.-31.12.2021 tarihleri arasında Müze Evliyagil’ de görülebilir. 

Sanatçılar

Abidin Dino
Ali Elmacı
Anıl Saldıran
Asya Tok
Bedri Baykam
Burcu Perçin
Burhan Doğançay
Çınar Eslek
Eda Gecikmez
Ercan Akın
Erdal İnci
Ergin İnan
Ezgi Ecem Okşin
Fethi Arda
Feyhaman Duran
Gözde İlkin
Gülsün Karamustafa
Gülşah Bayraktar
Güneş Terkol
Haluk Akakçe
Hakan Gürsoytrak
Hayati Misman
İbrahim Balaban
İnci Eviner
Kemal Önsoy
Levent Morgök
Mustafa Karasu
Necla Rüzgar
Rasin Arsebük
Roland Topor
Selim Cebeci
SENA
Semiha Berksoy
Tunca Subaşı
Ümmühan Yörük
Valerio Adami
Yüksel Arslan

“Seyrin hazzı karşısında yer alan ve belki de seyri ortadan kaldıran güç, utançtır.” Sigmund Freud

Portreler, temsil ettiği kişiden bağımsız olarak kendi hayatlarını sürer. Temsil edildikleri yeni gerçeklik içinden farklı bakış imkanları sunan bu cansız nesnelerin barındırdığı aura, onların imge gücüyle eşdeğer bir şekilde onlara canlılık ve gerçeklik katar. “Nesnelerin içine görünmeyen bir tür hacim ya da gölge olarak yerleşen bir şeydir bu; öyle sarsıcı bir bilinmezliktir ki, nesne benim onu asla göremeyeceğim bir açıdan beni her zaman seyredebilmektedir.”1 Ancak burada bahsedilen edim farklı bir dünyanın eşiğinde gerçekleşir. Bu nedenle gizemli olabilirler, bakışları bulundukları yüzeyden bizi çağırır. “Bakışın yalayıp geçeceği yerde gözlerin yoğunlaşmasını olanaklı kılan bir çağrıdır bu. Ama nesnelerin ya da evrenin bu çağrısı, ancak onun nereden nasıl göreceği bilinmediği zaman gerçekleşir.”2

Plastik dünyada yeniden yaratılmış bu imgeler çok fazla bilgi barındırır. Kendileriyle hiç karşılaşmamış olsak da hem sanatçı, hem de model hakkında bir çok giz barındırırlar. Sanatçı ve modeli arasında gerçekleşmiş bu gerilimli ilişkiyi açık ederler. Bakmayı bilen göz, iyi ve güzel olanı ayırt ederek tüm bu tuhaflıklara odaklanır. Çünkü hakikat orada gizlenir. Bakan göz böyle yaklaştığında yüzeydeki imgeyle göz göze gelir ve aslında onun da kendisine baktığını; izinsiz bir yordamla ve acımasızca izlenildiğini fark eder. Tam da bu sebeple dünyayı algılamanın bakmak değil, bakılıyor olmak olduğunu yazar Sartre; ötekinin bakışı, benim olmadığım yerdedir.

Portrenin edebiyata ve plastik sanatlara böylece akın etmesi elbette bir sürpriz değildir. Farklı bir dille kodlanmış olan hakikat oracıktadır, bize bakar ve bakılmayı arzu eden bir ışık gibi belirir. Bizi izleyen yüzler, dikkatimizi onlara yöneltmemiz için ısrarcı bakışlarını sürdürseler de bize sundukları lekesellik asla sergileyici olarak tanımlanmaz.

Dünya her yerden görür; ama teşhirci değildir - bakışımızı kışkırtmaz. Bakışı kışkırtmaya başladığı an, yabancılaşma duygusu boy gösterir.

--------

1 Zeynep Sayın, İmgenin Pornografisi, Metis Yayınları, 2002, s.30
2 Zeynep Sayın, a.g.e., s.30

Alfa 2021

Özge Yalacak

Jüri puanları neticesinde bu senenin Alfa Sergisi Sanatçısı Özge Yalacak olarak belirlendi!

Jüri

Necmi Sönmez, Küratör
Azra Tüzünoğlu, Galeri Direktörü
Esra Aliçavuşoğlu, Akademisyen
Burçak Bingöl, Sanatçı
Ömer Özyürek, Koleksiyoner

Müze Evliyagil bünyesinde kısa süreli sergi ve projelerin de gerçekleştirildiği ArtOda, üç sene önce ilki yapılan Alfa serisine bu yıl da yine “Alfa 2021” olarak Ankara’da genç sanatçılara itici bir güç olabilmek adına, her sene değişmek koşuluyla bir sanatçı, bir koleksiyoner, bir küratör ve bir akademisyenin oluşturduğu jürinin vereceği karar doğrultusunda, daha önce kişisel sergi açmamış bir genç sanatçının ilk sergisini gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Hemen Hemen
Her Şeyin Kuramı
Volkan Diyaroğlu

01.06.-18.07.2021

Evliyagil Dolapdere, Volkan Diyaroğlu’nun uzun bir aradan sonra İstanbul’da gerçekleşecek Hemen Hemen Her Şeyin Kuramı yeni kişisel sergisini 01.06.-18.07.2021 tarihleri arasında ağırlamaya hazırlanıyor. Sergi, Volkan Diyaroğlu’nun tuval, fotoğraf ve video gibi farklı medyumlarda ürettiği son dönem işleriyle beraber siyasetten kuantum fiziğine, kimlik meselesinden sanat üretimi kavramının kendisine kadar birçok alanda kurguladığı diyaloglara dayanıyor. Sanatçının 2002’den 2018’e kadar ürettiği eserleri ele alan, sanat teorisyeni ve sanat tarihçi Altan A.Marcelli’nin editörlüğünü, Mehmet Ergüven, Nilo Casares ve Denis Maksimov’un yazarlıklarını üstlendikleri, 6 ciltlik 3 dilde yazılan sanatçı kitabı da Hemen Hemen Her Şeyin Kuramı sergisiyle beraber ilk defa izleyiciyle buluşuyor. Hemen Hemen Her Şeyin Kuramı 01.06.-18.07.2021 tarihleri arasında Evliyagil Dolapdere’de ziyaret edilebilir.

 

“Üretmeye başladığı 2000li yılların başından beri Volkan Diyaroğlu tuvali ve sonrasında da başka zeminleri, görme ihtimalleri ve ardından da siyasetten kuantum fiziğine veya kimliğin sorgulanmasından sanat üretimi kavramının kendisine kadar birçok alandaki meseleler üzerinde deneyler yaptığı birer test alanı olarak ele alıyor. Neredeyse Her Şeyin Teorisi sergisi, sanatçının işleri içerisinde tekrar eden meseleleri görünür kılıyor. İzleyicinin sergi rotasında ilerleyebilmek için yavaş yavaş çeşitli ipuçları keşfedeceği bir tür labirent gibi tasarlanan bu sergiye, sanatçı tarafından kusursuz bir biçimde organize edilmiş bir tedirginlik hissi eşlik ediyor. Şans da bu rotada büyük bir role sahip; ancak sanatçının bize matematikçi ve fizikçi Pierre-Simon Laplace ile benzer bir şekilde anımsattığı gibi: “parçacıkları yöneten mekanizmalar tabiatları gereği rastlantısaldır. Bu rastlantısallığı yöneten yasaları keşfedebilir ve mümkün olan her olayın gerçekleşme ihtimallerini hesaplayabiliriz.” Bu bilinen tüm fiziksel olayların birbirine bağlandığı ve tek bir teori ile açıklanabileceği anlamına gelen her şeyin teorisidir ve Volkan Diyaroğlu bunu çevremizde gördüğümüz her şeye uygulamaktadır.”*

*Katalog metninden alıntı, José Luis Clemente.

Sarp Evliyagil Koleksiyonu

Sarp Evliyagil Koleksiyonu’nundan parçalar, ilk olarak, 24 Mayıs - 24 Ağustos 2013 tarihleri arasında, M1886 galerisinin başlattığı koleksiyon sergilerinin ilki olan “Menzil” sırasında izlenmiştir. Adının da çağrıştırdığı üzere Menzil, Evliyagil’in sanat dünyası içindeki kendine mahsus öyküsü ve evrilişi sırasında, soluklanmak üzere durduğu bir an olarak görülmelidir. Sergi, Sarp Evliyagil’in koleksiyonundaki eserleri aile evinin, aile şirketinin alıştığı ışığı altından indirerek, dışarıya, spotların, eleştirel bakışların altına yerleştirmesini; devraldıklarına ve eklediklerine kişisel hatıralarından uzaklaşarak yeniden bakmasını, atının ve oklarının erimini tartmasını sağlamıştır. Bundan sonra yolculuğu hızlanır, yolları kısalır.

Menzil’den üç yıl sonra, Müze Evliyagil’in açılışı dolayısıyla elden geçen koleksiyon, Müze’nin ilk sergisi “Anakara”dan bağımsız bir koleksiyon kitabında derlenmiştir. Bu kitap, Sarp Evliyagil’in dünya müzeleri, galeri sergileri, sanatçı atölyeleri ve elbette evinin duvarları arasındaki yolculuğunun ikinci durağı olarak değerlendirilmelidir. Tüm eserler, başkalarını da yolculuğuna katmak ya da yolcuklarına katılmak üzere bir araya getirilmiştir. Dolayısıya, hem Evliyagil kişisel tarihinin bir koca atlası, hem de sonsuz seyahatanamenin henüz ilk sayfasıdır.

Müze Evliyagil

Koleksiyonerlerin eserlerini galerilerde birkaç hafta süren sergilerden, birkaç gün ile sınırlı fuarlardan, herşeyin birkaç dakika içinde kararlaştırıldığı müzayedelerden ya da sanatçı atölyelerinden satın aldıklarını düşündüğümüzde, pek çok eserin yeterince izlenmeden, farkedilmeden kişilerin ‘mahrem’ mekanlarına girdiğini rahatlıkla varsayabiliriz.

Sarp Evliyagil, kendi koleksiyonunda yer alan bu  ‘görünmez’ eserlerin, izlemek isteyen herkese açılmasını, başka bir deyişle ‘müzeleşmesini’ hedefliyor.

Müze Evliyagil, Ajanstürk’ün Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Evliyagil’in mesleği gereği ilgi duyduğu özgün baskı dizileri ve koleksiyonunu farklılaştıran dev ölçekli heykellerinde aralarında yer aldığı  yüzlerce eser içinden seçilenleri, belirli aralıklarla ve farklı odaklar etrafında düzenlenecek sergilerle kamusallaşmasını sağlıyor.

2008 yılında ortaya çıkan Müze Evliyagil fikri, 2014-2015 yılları arasında, İncek’te, ‘merkezden uzak bir merkez’de gerçekleşen inşaat ile Ankara’da sanata, üç kata yayılan 750 m2’lik bir sergi alanı, heykel bahçesi, film salonu ve kütüphane kazandırıyor.  

Ziyaret ve İletişim

Müze Evliyagil

Şevket Evliyagil Sokak No: 1
İncek / Ankara

t (312) 460 11 06
e info@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Çarşamba’dan Cumartesi’ye 
11.00 - 17.00 arası

Giriş ücretsizdir.

Güvenpark'tan
Hafta içi 06:50, 07:20, 09:20, 14:00, 14:37, 15:00, 15:30, 17:15
Cumartesi 07:10, 07:35, 09:20, 15:00, 17:00
Pazar 09:20, 14:00, 17:00
saatlerinde kalkan 192 numaralı İncek otobüslerine binebilirsiniz.

İnilmesi gereken durak, Çınar Kasrı'nın karşısındaki, 44-10545 numaralı Bahar Konakları durağıdır.

Evliyagil Dolapdere

Serdar Ömer Paşa Caddesi No: 11
Beyoğlu / İstanbul

isil@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Çarşamba’dan Cumartesi’ye 
11:00 - 17:00 arası

Giriş ücretsizdir.

 

 

   

 

 

Basın Sponsoru