Camdan Şato

11.06. - 25.04.2021

Müze EvliyagilCamdan Şato sergisini Can Akgümüş küratörlüğünde ağırlamaya hazırlanıyor. Sergi, hafıza kavramını Müze Evliyagil Koleksiyonundan ve koleksiyon dışı üretimlerden bir araya gelen 58 sanatçının üretimleriyle beraber çok katmanlı bir şekilde ele alıyor. 

Sanatçılar Alper Aydın, Ayça Telgeren, Aykut Öz, Bahar Yürükoğlu, Barış Sarıbaş, Bedri Baykam, Begüm Yamanlar, Bengü Karaduman, Bestami Gerekli, Burcu Perçin, Burcu Yağcıoğlu, Can Akgümüş, Can Aytekin, Can Küçük, Çınar Eslek, Deniz Aktaş, Eda Aslan, Ege Kanar, Emre Yenisoy, Erdal Duman, Erol Akyavaş, Erol Eskici, Fırat Engin, Görkem Ergün, Gülhatun Yıldırım, Haluk Akakçe, Hermann Nitsch, İbrahim Karakütük, İhsan Oturmak, Kazım Şimşek, Mehtap Baydu, Metehan Özcan, Metehan Törer, Murat Morova, Nazlı Gürlek, Necla Rüzgar, Nejad Devrim, Osman Dinç, Onur İzci, Ömer Faruk Şimşek, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, Pierre Alechinsky, Roland Topor, Sebahattin Yüce, Selim Cebeci, Semiha Berksoy, SENA, Sevil Tunaboylu, Seza Paker, Şant Mengücek, Tansel Türkdoğan, Tanzer Arığ, Tarık Töre, Ümmühan Yörük, Yüksel Arslan, Zeren Göktan, Zeynep Kayan

Sergi konseptinde şato hafızayı; aslında insan zihninin metaforik anlamda feodal beyliğini temsil ederken camdan yapılmış olması ise duvarlarının, hendeklerinin ve kulelerinin verdiği güçlü imajın aksine tıpkı hafızanın yapısı gibi zarif ve kırılgan bir yapıyı ifade ediyor. Camdan Şato hafıza kavramını gotik sanat akımı -edebiyat, mimari ve görsel sanatlar- üzerinden temellendirerek odağına alıp, sergide bulunan yapıtları hafızanın yapısına ve işleyişine benzer şekilde anı, mekanın hafızası, bedenin hafızası, nesnenin hafızası ve kayıp hafıza ve hatırlama gibi alt başlıklarda yeniden buluşturuyor. 

Camdan Şato, Müze Evliyagil Koleksiyonundan ve koleksiyon dışı üretimlerden bir araya gelen 58 sanatçının üretimlerini ağırlıyor. 

Kumaş ve Perde Tasarım Sponsoru 
Kumaş ve Perde Tasarım Sponsoru

Gece Yüzüşü

26.01.- 28.03.2021

Müze Evliyagil bünyesinde kısa süreli sergi ve projelerin de gerçekleştiği ArtOda Gece Yüzüşü sergisini ağırlamaya hazırlanıyor. ArtOda, Gece Yüzüşü sergisiyle yalnızlık ve tecrit duyguları etrafında Müze Evliyagil Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışı üretimlerden 10 sanatçının yapıtını bir araya getiriyor. Gece Yüzüşü, 26.01.- 28.03.2021 tarihleri arasında Müze Evliyagil’de görülebilir. 

Sanatçılar
Mübin Orhon
Mümtaz Çeltik
Nilhan Sesalan
Onur Kılıç
Ozan Ölmez
Pınar Köksal - Ekin Kula - Hazel Kılınç
Tayfun Gülnar
Ufuk Yılmaz

 

"Yalnızlığı arzulamış, uzun yıllar içinde onu ele geçirmiştim. Soğuktu bu yalnızlık, orası öyle, ama sessizdi, yıldızların içinde dolanıp durduğu uzay gibi harikulade sessiz ve büyük."
Hermann Hesse

Suyun kaldırma kudretine meydan okuyabilmek için kaya gibi olmak gerekir, ağır ve sert; süzülerek derinliği katetmek ve dibe inebilmek için. Karanlığın örttüğü sularda her şey mümkündür. Nice yaratığın havasız soluduğu bu yabancı atmosfer, herkese yetecek kadar büyük bir karanlığa, sessizliğe ve dinginliğe sahip olmalıdır ki bu sebeple geceleri ağzı köpüre köpüre davet eder varlıkları kıyısına.

Gece yüzüşü yalnızlık yüklüdür. Geceleyin bu yeni uzayın sınırlarına vardığında herkes bir başına ve biriciktir. Karanlığın içine adım adım girildiğinde ayaklar yerden kesilir, yüzmek ve uçmak artık aynı edimdir. Bu yalıtılmış dünyanın üstü de karanlıktır, altı da. Derinlikle baş edebilmek için insanın nefesi kadar zamanı vardır, bu kadim yabancı yaratıkların arasında geçirilen sıradışı zaman öyle kısıtlıdır ki aydınlığa; gündüze ve gündelik gerçekliğe dönüş imkansız gibi görünür.

Gece Yüzüşü, karanlık suyun davetkar kıyılarına cesurca yaklaşan 10 sanatçıyı bir araya getirerek onların yalıtılmış dünyasına bir bakış sunuyor.

Nazlı Gürlek Hodder Bedende

07.11.2020-31.01.2021

Evliyagil Dolapdere, Nazlı Gürlek Hodder'ın ilk kişisel sergisi Bedende’yi 07.11.2020-10.01.2021 tarihleri arasında ağırlamaya hazırlanıyor.

Bedende, ekoloji ile ilişki içinde bedenselleşme pratikleri üzerine araştırmasını içeriyor. Sergide 2018-20 yılları arasında yapılmış resimler, desenler, kolajlar, enstalasyonlar ve video yer alıyor. İşler, sanatçının, özgürlük, irade, direnç ve güçlenme pratikleri geliştirme amacıyla doğada ve atölyesinde kendi başına gerçekleştirdiği ritüellerin izlerini taşıyor. Eko-feminizm, yeryüzünün bedeni ile insanın bedeninin birliği, şifa ve direniş aracı olarak sanat, sanatçının odağındaki konuları oluşturuyor. Sergi 10.01.2021 tarihine kadar Evliyagil Dolapdere’de ziyaret edilebilir. 

Nazlı Gürlek Hodder, Evliyagil Dolapdere’de gerçekleşen sergisinde volkanik taşlar, toprak, bakır ve bitkisel yağlar gibi yeryüzü kaynaklı malzemeler kullanarak ürettiği yerleştirme ve objeleri, resmettiği veya kolajladığı kağıt ve tuval yüzeyler ile bir araya getiriyor. Soyutlama ve figürasyon arasında gezinen resimler, sanatçının fiziksel hareketlerinin, duygularının, hislerinin ve zihinsel monologlarının izlerini taşıyor. Resimler sıklıkla ışık ile aktive edilerek, yaşayan bir maddesellik ve mistik bir aura kazanıyorlar.

Performatif sürecin izi olarak resim, sanatçının üretiminin temelini oluşturuyor. Sanatçı, içgüdüsel biçimde kurguladığı ritüellerinde bedenin maddesel, duygusal ve ruhsal boyutlarını keşfe çıkıyor. Doğum, ölüm, yaratım, simya, mitoloji, ekoloji, şifa, direnç ve bilinçaltı gibi temalar sürece eşlik ediyor. Anadolu ve Orta Asya'nın şamanik şifa öğeleri, dans terapi teknikleri ve arkaik sembolizmler ile bir araya getiriliyor. Sonuçta ortaya çıkan işler, geçirgen sınırlara sahip, yaşamın tamamıyla devamlılık ve akış içinde olan, kırılgan ve değişken bir yapı olarak bedenin potansiyeline tanıklık ediyor.   

Bedende, pandemi, sosyal mesafelenme ve iklim değişikliğinin hakimiyetinde geçen 2020'nin güncel bağlamında sanatın ne olabileceği üzerine bir tartışma önerisinde bulunuyor. Bedenlerimizle baş başa kaldığımız bu dönemde gidebildiğimiz tek yer içerisi ve orada bir potansiyel yatıyor. Sergi, izole durumdaki öznenin doğal oluş hali olarak içsel gücü araştırıyor. 

Nazlı Gürlek Hodder, özgürlük, irade, direnç ve güçlenme pratikleri geliştirme amacıyla, ansallık ve buradalık içeren bedensel bir estetik geliştirmek üzerine çalışır. Şifa ve direniş aracı olarak ürettiği sanat ile, arzulayan, eyleyen, yaratan ve tüm yaşam formlarıyla ilişkisi dahilinde varolan bir bedene dönüşün yollarını arar. 2005-18 yılları arasında sürdürdüğü küratörlük kariyerinin ardından, 2017 itibariyle asıl lisanı olduğunu kabul ettiği sanat üretimine geri döndü. O tarihten beri işleri "Camdan Şato" (2020, Müze Evliyagil, Ankara), "Gaia'nın 1000 Adı Var" (2019, Elgiz Müzesi, İstanbul), 6. Uluslararası Çanakkale Bienali: "Geçmişten Önce, Gelecekten Sonra" (2018, Çanakkale), "Happening Now" (2019, Artnivo / Istanbul Art Week), "Bir Batık Ada ve Yüzeyde Kalma Taktikleri" (2017, Daire Galeri, İstanbul) sergilerinde yer aldı. Performatif sanat projesi "BİR" Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi'nde (ANAMED), "Bir Kazı Hikayesi: Çatalhöyük" sergisi kapsamında, 15. İstanbul Bienali Paralel Etkinliği olarak gösterildi. Floransa Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim lisansı ve Londra Goldsmiths Üniversitesi'nde küratörlük yüksek lisansı yaptı. İstanbul ile Kaliforniya San Francisco Körfez Bölgesi arasında yaşamaktadır. 

Ek
Sergi 31 Ocak'a kadar uzatılmıştır.

Sarp Evliyagil Koleksiyonu

Sarp Evliyagil Koleksiyonu’nundan parçalar, ilk olarak, 24 Mayıs - 24 Ağustos 2013 tarihleri arasında, M1886 galerisinin başlattığı koleksiyon sergilerinin ilki olan “Menzil” sırasında izlenmiştir. Adının da çağrıştırdığı üzere Menzil, Evliyagil’in sanat dünyası içindeki kendine mahsus öyküsü ve evrilişi sırasında, soluklanmak üzere durduğu bir an olarak görülmelidir. Sergi, Sarp Evliyagil’in koleksiyonundaki eserleri aile evinin, aile şirketinin alıştığı ışığı altından indirerek, dışarıya, spotların, eleştirel bakışların altına yerleştirmesini; devraldıklarına ve eklediklerine kişisel hatıralarından uzaklaşarak yeniden bakmasını, atının ve oklarının erimini tartmasını sağlamıştır. Bundan sonra yolculuğu hızlanır, yolları kısalır.

Menzil’den üç yıl sonra, Müze Evliyagil’in açılışı dolayısıyla elden geçen koleksiyon, Müze’nin ilk sergisi “Anakara”dan bağımsız bir koleksiyon kitabında derlenmiştir. Bu kitap, Sarp Evliyagil’in dünya müzeleri, galeri sergileri, sanatçı atölyeleri ve elbette evinin duvarları arasındaki yolculuğunun ikinci durağı olarak değerlendirilmelidir. Tüm eserler, başkalarını da yolculuğuna katmak ya da yolcuklarına katılmak üzere bir araya getirilmiştir. Dolayısıya, hem Evliyagil kişisel tarihinin bir koca atlası, hem de sonsuz seyahatanamenin henüz ilk sayfasıdır.

Müze Evliyagil

Koleksiyonerlerin eserlerini galerilerde birkaç hafta süren sergilerden, birkaç gün ile sınırlı fuarlardan, herşeyin birkaç dakika içinde kararlaştırıldığı müzayedelerden ya da sanatçı atölyelerinden satın aldıklarını düşündüğümüzde, pek çok eserin yeterince izlenmeden, farkedilmeden kişilerin ‘mahrem’ mekanlarına girdiğini rahatlıkla varsayabiliriz.

Sarp Evliyagil, kendi koleksiyonunda yer alan bu  ‘görünmez’ eserlerin, izlemek isteyen herkese açılmasını, başka bir deyişle ‘müzeleşmesini’ hedefliyor.

Müze Evliyagil, Ajanstürk’ün Yönetim Kurulu Başkanı Sarp Evliyagil’in mesleği gereği ilgi duyduğu özgün baskı dizileri ve koleksiyonunu farklılaştıran dev ölçekli heykellerinde aralarında yer aldığı  yüzlerce eser içinden seçilenleri, belirli aralıklarla ve farklı odaklar etrafında düzenlenecek sergilerle kamusallaşmasını sağlıyor.

2008 yılında ortaya çıkan Müze Evliyagil fikri, 2014-2015 yılları arasında, İncek’te, ‘merkezden uzak bir merkez’de gerçekleşen inşaat ile Ankara’da sanata, üç kata yayılan 750 m2’lik bir sergi alanı, heykel bahçesi, film salonu ve kütüphane kazandırıyor.  

Ziyaret ve İletişim

Müze Evliyagil

Şevket Evliyagil Sokak No: 1
İncek / Ankara

t (312) 460 11 06
e info@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Salı’dan Cuma’ya 
11.00 - 17.00 arası

Giriş ücretsizdir.

Güvenpark'tan
Hafta içi 06:50, 07:20, 09:20, 14:00, 14:37, 15:00, 15:30, 17:15
Cumartesi 07:10, 07:35, 09:20, 15:00, 17:00
Pazar 09:20, 14:00, 17:00
saatlerinde kalkan 192 numaralı İncek otobüslerine binebilirsiniz.

İnilmesi gereken durak, Çınar Kasrı'nın karşısındaki, 44-10545 numaralı Bahar Konakları durağıdır.

Evliyagil Dolapdere

Serdar Ömer Paşa Caddesi No: 11
Beyoğlu / İstanbul

bogac@muzeevliyagil.com

Ziyaret gün ve saatleri:
Salı’dan Cuma’ya 
11:00 - 17:00 arası

Giriş ücretsizdir.

 

 

   

 

 

Basın Sponsoru